5 Ekim 2012 Cuma
Kings Of Convenience
Sanırım bir yıl kadar önce başladım dinlemeye, Nisan ayında İstanbul'da verecekleri konseri duyunca çok heyecanlanıp bilet almaya çalıştım ama -ciddi anlamda yüksek bilet fiyatına rağmen- hemen tükendi. Sonra grup üyelerinden birinin rahatsızlığı nedeniyle konser Eylül ayına ertelendi, bunun yanı sıra iki gece üst üste olan konser programı üç gece olarak güncellendi. Haftalarca bilet alabilmek için bekledim çünkü gerçekten canlı dinlemek istiyordum, bu kadar beklemenin ve takip etmenin sonucunda biletime kavuştum.
Beirut ile "yalnız konsere gitme" tecrübesi edinmiştim o yüzden daha az tedirgindim. Mekana biraz erken gittim, ön grup 123'ü kaçırmak istemiyordum. Ancak daha ön grup çıkmadan ikili çıkarak biraz sohbet ettiler, bunu yakaladığıma çok sevindim. Ardından 123 sahneye çıktı ve gayet keyifliydi. Gerçi daha Kings Of Convenience sahneye çıkmadan yorulmuştum :) Birkaç dakikalık gecikme ile sahneye çıktılar ve sevdiğim çoğu şarkılarını seslendirdiler.
Know how'da seyirci vokali ve 123 ile yaptıkları düet çok keyifliydi. Ancak sessiz konser diye nitelendirilmesine rağmen arkadaş gruplarının bağıra çağıra konuşmaları eksik olmadı. Bir de bütün gece fotoğraf çekenler vardı tabi onlara ne desem az. Bir ara o kadar abarttılar ki müziğin sesini duyamaz olduk :S Sahneden uyarı gecikmedi tabi.
Bu sinir bozucu hallere rağmen muhteşem bir konserdi. Seneye yine gelmeleri ve canlı canlı dinleyebilmemiz umuduyla.
Eğer bir gün plak koleksiyonu yapabilirsem ilk alacağım plak şimdiden belli :)
3 Ekim 2012 Çarşamba
Günün Notları
- Kendimle konuşmaktan bıktım, buraya yazayım sizi de bıktırayım biraz.
- Bayramın tamamında çalışıyorum, kendi isteğimle... O kadar yoruluyorum ki düşünmeye halim kalmıyor, iyi oluyor.
- Günlerim birbirinin aynısı, pek keyifsiz.
- Birkaç gündür kitap okuyamıyorum, film izleyemiyorum, müzik dinleyemiyorum. Bir an önce kendime gelsem fena olmayacak sanki.
- Öfff şikayet etmekten sıkıldım biraz etkinlik haberi vereyim o zaman.
- Okunacak kitap sayımı 100 küsürden 38e kadar düşürdüm ama hala yeni kitap almıyorum. Daha zamanı var.
- Plak koleksiyonu yapmak istiyorum.
- Etgar Keret'in yeni kitabı çıkmış, merak ediyorum.
- Ekim'de tiyatro sezonuna yakından bir "merhaba" demek gerek.
- 19 Ekim Scorpions konserine bir biletim olsa keşke!
- Vizyonda ve gelecek filmlerden izlemek istediklerim; Cesur, Roma'ya Sevgilerle, Cennetteki Çöplük (5 Ekim), Başka Bir Kadın (12 Ekim), Tetikçiler (12 Ekim), Meleklerin Payı (19 Ekim) ve Bulut Atlası (26 Ekim).
- SSM yine mükemmel bir sergiye ev sahibi olacak, Monet'in Bahçesi 9 Ekim'de başlıyor.
- İstanbul Modern'de iki yeni sergi görünüyor, gitmek gerek.
- İstanbul Tasarım Bienali 13 Ekim'de başlıyor.
- R.Koç Müzesi'nde "Yol Efsaneleri İstanbul'da" isimli sergi 17 Mart'a kadar şehrimizde olacak.
- Pera Müzesi'nde 13 Ekim itibariyle iki sergi başlıyor.
- Bir de şöyle birşey var;
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filan da gider bu gidişle.
T.Uyar
1 Ekim 2012 Pazartesi
Beirut
Bu aralar pek bir tembelim, yazamıyorum, okuyamıyorum, izleyemiyorum ve daha bir sürü şey... Ancak unutmaya başladığım için artık yazmam şart oldu 21 Eylül 2012 Beirut konserini...
Güne pek keyifli başlamamıştım, hem bu sebeple hem de bir konsere ilk kez yalnız gidecek olmanın verdiği tedirginlikle gitmek gelmiyordu içimden. Ayrıca hava yağmurluydu ve -her ne kadar yağmur seven biri olsam da- bu konserde yağmur çekilmezdi. Ancak akşam üzeri hava açmaya başlayıp gökyüzü o çok sevdiğim karışık renkli halini alınca gitmeye karar verdim. Soğuğa aldırmadan iskeleye gittim ve Beykoz'dan Yeniköy'e geçtim. Sonrasında ise muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde Kuruçeşme Arena'ya ulaştım. Yaklaşık 1,5 saat erken ulaştığım için oturup manzarayı izledim.
Konser saatinden birkaç dakika sonra Beirut sahnedeydi. Sırasıyla tüm sevilen şarkılarını çaldılar. Setlist şu şekildeydi;
Scenic World
The Shrew
Elephant Gun
Vagabond
Postcards From Italy
Santa Fe
A Sunday Smile
East Harlem
The Akara
Serbian Cocek
Port of Call
Cherbourg
Nantes
After the Curtain Falls
My Night with the Prostitute from Marseille
-
The Penalty
Forks and Knives (La Fête)
Carousels
Gulag Orkestar
-
Goshen
Konserle değil de konsere gidenlerle ilgili birkaç olumsuzluk vardı ama bunlara rağmen keyifli bir konserdi.
25 Eylül 2012 Salı
Küçük Bir Blog Buluşması
Blog yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Burası tamamen size ait, ne istiyorsanız onu yazıyor ve kimi okumak istiyorsanız seçebiliyorsunuz. Takip ettiğim bloglar genellikle kitap, müzik, tiyatro, sinema ve gündelik hayatla ilgili yazanlar. Bloglarda sık sık blog buluşmalarını okur ve imrenerek bakardım. Tabi biraz da şüphe duyardım. İnsan tanımadığı biriyle nasıl bu kadar samimi olabilir diye! Tecrübe etme fırsatım olmamıştı, geçtiğimiz haftaya kadar. Ajanda gibi bir dergi tecrübesi yaşamamı sağlayan Sinem ile aylardır konuşup dururduk buluşmak için. Hatta sevgili Seda da planımızın bir parçasıydı ama o bizi değil Yunan adalarında gezmeyi tercih etti :)
Haftaiçi iznimi fırsat bildik ve Kadıköy'de buluştuk. Önce Ptt, ardından yemek, alışveriş ve kahve ile günü tamamladık. Tabi arada durmadan konuşarak. İki postcrossing, film ve kitap sever bir araya gelince susmak ne mümkün :)
Elimde bir liste var, uzun süredir görmediğim, ihmal ettiğim arkadaşlarım ve birlikte kahve içmek, tanışmak istediğim insanlardan oluşan. Önemli olan ilk adımı atmaktı, gerisinin gelmesi umuduyla.
Bu da o günden kalanlar...
22 Eylül 2012 Cumartesi
Dead Can Dance
Aylar önce tamamen tesadüf eseri dinlemeye başladığım bir gruptu DCD. Aradan birkaç hafta geçti ve konser için İstanbul'a geleceklerini öğrendim. Bilet almayı çok istiyordum ancak böyle bir konseri yalnız dinlemek olmazdı, hemen sosyal medya ıvır zıvırlarında sordum ve hiç beklemediğim halde iki olumlu yanıt aldım. Temmuz ayında biletler alındı, takvimden günlerin geçişi izlenmeye başlandı. O gün geldiğinde ise içimde garip bir huysuzluk ve keyifsizlik vardı. Hatta konsere gitmemeyi bile düşündüm(k). İyi ki o sese kulak vermemişiz !
Konser alanına yaklaşık 20:45 gibi ulaştık. Alan boş görünüyordu, diğer dinleyiciler gibi bizim de korktuğumuz şeylerden biri Leonard Cohen konseri ve şampiyonlar ligi maçı nedeniyle konsere yeterli ilginin gösterilmeme olasılığıydı. Ancak dakikalar ilerledikçe alan dolmaya başladı.
Bizim saatimize göre yaklaşık 4 dakikalık bir gecikme (!) ile sahneye çıktılar. İlk nota ile birlikte en yakın dostumla birbirimize bakıp iyi ki içimizdeki o aptal sese kulak vermedik diye düşündük. Yeni albüm ağırlıklı bir konserdi. Herkes gibi bizim de beklediğimiz bir iki eski parça vardı ama çalınmaması da sorun yaratmadı. Çünkü duyduklarımız içimizdeki tüm pası, huzursuzluğu ve keyifsizliği aldı götürdü...
Üç kez bis yaptılar, zira o alkışlara karşılık vermemek imkansızdı. Hem de müziği böylesine ciddiye alan insanlar için. Çalınan şarkıları not etmedim ama şu sitede şöyle bir liste buldum.
1. Children of the Sun
2. Anabasis
3. Rakim
4. Kiko
5. Lamma Bada
6. Agape
7. Amnesia
8. Sanvean
9. Nierika
10. Opium
11. The Host of Seraphim
12. Ime Prezakias
13. Now We Are Free
14. All in Good Time
15. The Ubiquitous Mr. Lovegrove
16. Dreams Made Flesh
17. Song to the Siren ( Tim Buckley cover )
18. Return of the She-King
19. Rising of the Moon
Kesinlikle mükemmel bir konserdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


