28 Aralık 2012 Cuma

Liste!


Sevgili Selin geçtiğimiz günlerde bir istek listesi yapıp mimlemişti sağolsun. Zaten aklımda vardı böyle bir liste yapmak, denk geldi güzel oldu.

Hadi bakalım 2013 senden pek umutluyum önceki 3 yılın olumlu olmayan tüm izlerini sil, temizle.


- Öncelikle her daim sağlıklı ve neşeli olalım.

- Tom Waits artık İstanbul'a gelip konser versin, lütfen!

- Her hafta en az bir oyun ve film izleyebileyim.

- Şu konserlerin tamamına gidebilmemi sağlayacak bir mucize olsun;

Calexico
Brazzaville
Balmorhea
Chinawoman
Paul Banks
Sarah Blasko

- Lale Kart üyesi olayım!

- Sayısal lotoda büyük ikramiyeyi kazanayım! Ciddiyim!

- İstanbul Film Festivali için ayıracak zamanım ve imkanım olsun.

- İtalya'yı gezme hayalim(iz) gerçek olsun!

- En az 100 kitap okuyayım.

- O sergi senin bu müze benim gezeyim.

- Blog sayesinde konuştuğum insanlarla tek tek buluşma ve tanışma fırsatım olsun.

- Woody Allen festivale gelsin!

Hepsi bu! Aşk konusunda dilek olmadığını görüp sebebini merak edenleri birkaç gün önce yazdığım "Bu Aralar" isimli yazıya alalım.

Bence isteyen herkes yapsın listesini...



14 Aralık 2012 Cuma

Bu Aralar...


Sevgiye açım, sevilmek ve sevmek istiyorum. Biri beni çok önemsesin, çok özlesin, çok sevsin istiyorum. Sabahları uyandığında aklına geleyim, sesimden bir günaydın duymak için beni arasın istiyorum, geceleri yatmadan önce en son duyacağı şey benim sesim olsun istiyorum. Sesimin değişiminden ruh halimi anlasın, gözümün içine baktığında aklımı okusun istiyorum.

Elini tutup İstiklal Caddesi'nde ya da Kadıköy'de dolaşmak, kitapçıları gezmek, birlikte plak satın almak, farklı yerleri keşfetmek, birlikte geziler planlamak istiyorum. Aynı tarihe yıllık izin isteyip bir hafta boyunca film festivalinde filmler arasında koşturalım istiyorum.

Tiyatro gişesindeki amcaya "kaç kişilik biletiniz vardı" dediğinde "iki" demek ve gülümseyerek ona bakmak istiyorum.

Dışarıda herhangi bir yerde dolaşırken bir küpe ya da film afişi ona beni hatırlatsın, iş yerinde kahve kokusu aldığımda onu hatırlayayım ve mutlu olayım istiyorum.

Hiçbir mail ya da ıvır zıvır şifremi istemesin ama her yazdığımı çaktırmadan takip etsin, bilsin istiyorum. Kıskansın, kıskanayım istiyorum.

Tartışmalarımız olsun, ikimizin de canı sıkılsın ama küs kalamayalım istiyorum. Her tartışmadan sonra birbirimizin değerini daha iyi anlayalım istiyorum.

Beyin MRı çekilirken elimi tutsun "yanındayım" desin istiyorum. O soğuk odada 45 dk yalnız kalmak istemiyorum.

Cumartesi günü önce bir film izleyelim ardından kafaları çekmek için güzel bir yere gidelim istiyorum. Eve dönerken benim için endişelensin telefonu kapatmadan yolun bitmesi için beklesin istiyorum.

İşi gereği bir yere gittiğinde bana oradan kartpostal atmasını istiyorum. En yakın arkadaşlarımı tanısın sevsin, en yakın arkadaşlarını tanıyıp seveyim istiyorum.

Çantamda ya da okuduğum kitabın arasında benden habersiz yazdığı notlar bulmak istiyorum.

Birlikte maça gidelim, hakeme söylenelim, konserlerde bağıra çağıra şarkı söyleyelim istiyorum.

Madem yeniyıla girerken ne yaparsan bütün bir yıl öyle geçiyor, yeniyıla girerken dudaklarından öpmek istiyorum.

Çok istiyorum ama olmuyor...

28 Kasım 2012 Çarşamba

Monet'nin Bahçesi

Bulutlu ve rüzgarlı bir sonbahar gününde düştük yollara. Amacımız hem Monet sergisini görmek hem de güzel bir İstanbul günü yaşamaktı. Her zamanki güzergahımı kullandım bu kez arkadaşımı da Beykoz'a kadar sürükleyerek :) Deniz havası alıp güne başlamak iyi geldi tabi ikimize de.

Sergi şansımıza çok kalabalık değildi o gün. Biletlerimizi alıp başladık gezmeye. Çoğunluğu olgunluk dönemine ait eserlerden oluşan bir sergiydi. Ancak özellikle bir resim vardı ki sergi benim açımdan o resmi görmemi sağladığı için bile muhteşemdi!


Pourville Kumsalı. Resme bakarken dalgaların sesini duyduğumu söylesem deli olduğumu düşünür müsünüz acaba? Hı hı ben de öyle düşündüm. Ama inanın duydum!

Sergiyi gezmemiz gayet uzun sürdü çünkü tüm anlatılanları tek tek dinledik. Ardından müze mağazasına uğradık, birer nergis temalı gözlük kabı, bir sürü kartpostal ve kitap ayracı aldık. Ancak müsadenizle 4 tl olan kartpostal fiyatına "yuh" demek istiyorum.

11 Kasım 2012 Pazar

Günün Notları

- The Civil Wars konseri iptal, çok istediğim şeylerin olmaması, hevesimin kursağımda kalması yeni değil!

- "Kasım'da ... başkadır" klişeleri ile dolu bir aya hoşgeldiniz.

- Sodaya alışamayan tek insanım sanırım, içemiyorum işte kardeşim!

- Kendime sonbahar hediyeleri aldım bugün, yaprak temalı...

- Tamam tamam itiraf ediyorum sonbahar falan bahane acı çekiyorum ve bunu
beynimin gerisine itmek için başka şeylerle ilgileniyor gibi görünüyorum.

- Yağmur, gök gürültüsü, şimşek ve rüzgar eşliğinde sıcak çikolata içerek
resmi sonbahar açılışımı yapmış bulunuyorum.

- Hindi Zahra yeni albüm çıkartmadı mı hala ?

- Bir de konsere gelse ya bu sezon...

- Çok güzel yılbaşı kartları aldım.

- Damla sakızlı Türk kahvesi ne kadar da hoşmuş...

- Blog 3 yaşını doldurmuş ne de güzel olmuş pek de güzel olmuş.

- Hayatımın en güzel selamını hiç tanımadığım birinden aldım bugün, "güzel insan" olarak görülmek hiç bu kadar mutluluk vermemişti daha önce...

- Sahilde Kafka'yı okuyorum... Sanki o hikayeler birbirine bağlanmayacak gibi hissediyorum ve yanılmayı diliyorum!

- Sanırım artık gözlük kullanmayı ertelememem gerek, bugün yanlış insana sarılma tehlikesi atlattım!

- Bir de şöyle birşey var;

Siz gittiniz, gittiniz, gittiniz,
Ben kaldım, kaldım, kaldım,
Sesiniz kaldı, onda kaldım,
Yöneldim yüzünüze baktım,
Yöneldim gözlerinize baktım,
Orada yansıyan bana baktım.
Yalnızlığımı nasıl anlayacaktım.

Ö.Asaf


17 Ekim 2012 Çarşamba

Günün Notları


- Sanatın Öyküsü (E.H.Gombrich), sahaflarda bulan duyan olursa bir ses versin olmaz mı ?

- Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde "Hattuşa’da 106 Yıl" sergisi var, görmeli.

- Etgar Keret'in yeni kitabı raflarda, "Kapı Birden Vuruldu"

- Bir de "Kağıt İnsanlar"ı almalı ve okumalı sanki.

- Sahaf festivalini kaçırdım, en çok üzüldüğüm şu festivale özel hazırlanan ayraçlardan birini alamamış olmak!

- Son bir haftadır kitap okuyamadım ama bu sabah bir kitap bitirdim, mutluyum.

- Okunacak kitap sayısını azaltmak için uzun süredir yeni kitap almıyorum ama bu kez de alınacaklar birikti !

- Film izlemeyi özledim, hem evde hem de sinemada...

- Tiyatro sezonunu da açmalı, çok geciktirmeden.

- Onu yapmalı bunu yapmalı da nasıl zaman bulmalı, orası belirsiz.

- Yapraklar kızarmaya başlamış, yaşasın sonbahar!

- Bir de şöyle birşey var,

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç!
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez...
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar,
adına düğümlendi...